Tatil Dediğin
Tatile çıkmamak için çok direnmiştim. Hiç tatile çıkmak istenilmez mi? demeyin. Başıma gelecekleri çoktan tahmin etmiş, bütün kozlarımı oynamıştım. Ama nafile; mezuniyet stresinden kafayı bozacağımdan korkan ailemin zoruyla teptiğim 12 saat sonunda, kıllı kolların değil kollu kılların, bıyıklı kızların, vıcık vıcık yazların mekanı Mersindeydim.
Geldiğim ilk gün denizde köprü kuran, deve güreşi yapan, birbirinin bacağının arasından geçen gençlere nefretle bakarken bir yandan müzik dinleyip, dergimi okuyor, buz gibi kokteylimi yudumluyordum. Ta ki aile baskısıyla alengirli geleneksel su oyunlarına girene kadar. Deve güreşi, birbirinin yüzüne kum atma, birbirimizi suda havaya atma gibi amaçsız, tehlikeli, ergenvari atraksiyonların ardına 40 yıl düşünsem aklıma gelmeyecek bir durumla karşılaştım. Suyun altından birbirinin bacak arasından geçen gençleri görüp, “ben niye yapamıyorum” deyip. Bacak arasından geçemeyişimin sosyal baskı unsuru olacağı kimin aklına gelirdi ki. Resmen totoyu suyun altına sokamıyordum. Resmen ergen-geri lerinin oyuncağı olmuş, dışlanmıştım. Bu durumdan kurtulmak için suyun altında az bağdaş kurmamış, dipten şişe çıkarmamıştım. Yalnızlığa mahkum olmuştum..
Bende çareyi yeni insanlarla tanışmakta bulmuş, intermediate seviyesindeki ingilizcemle çinlimi, caponmu, korelimi belli olmayan bir arkadaş grubuyla tanıştım. Her sözüme gülüyorlardı. Yada çekik gözleri nedenyile öyle gözüküyordu. Üstüne üstlik deniz dibinde takla atmalara, ilgilenilen kızlara dipten dipten yaklaşmalara gerekde kalmadı diyordum ki. Bizim gözü çekikler ortama uyum sağlamış, asimile olmuş, plastik botun arkasını deniz yatağı yapmalar, kendini kuma gömmeler, denize bombalama atlamalara başlamışlardı. Resmen hepimizi ele geçirmişti Mersin halkı. Bende son sözümü- Sende mi? Fujitsu- söyleyip, aileminin yanına, yüze sürülen yoğurda, denize konulan karpuza, portatif şezlonga döndüm. Tatilin geri kalanında; suyun altında en uzun kalma yarışmasında 1 birincilik, 1 boğulma; 8 tantuni, 1 zehirlenme; 3 te mahmuta maruz kaldım..
Tatil dediğin böyle olmalı değil mi?